KELİMEDE ANLAM

KELİMEDE ANLAM

 

1. Gerçek Anlam: Bir kelimenin ilk ve temel anlamıdır. Yani bir kelime bir varlığın ve kavramın esas özelliği ise o kelime gerçek anlamda kullanılmıştır demektir.Örneğin, “Kafesteki kuşun kanatları rengarenkti” Cümlesindeki “kanat” kelimesi gerçek anlamda kullanılmıştır. Çünkü kanat kuşa ait bir özelliktir. Bu tanım ve açıklamalar dikkate alınarak aşağıdaki cümleleri inceleyelim.

  • İri, hantal gövdesini zorlukla sürüklüyor gibiydi. ( Burada gövde kelimesi insana ait bir özellik manasında kullanıldığı için gerçek anlamda kullanılmıştır.)
  • Ahmet arkadaşının gözüne vurmuş. ( Bu cümlede geçen göz kelimesi insana ait bir özellik olduğu için gerçek anlamında kullanılmıştır.)
  • Dünya yaşama elverişli bir gezegendir. ( Cümlede geçen Dünya kelimesi gezegen adı olarak kullanıldığı için gerçek anlamda kullanılmıştır.)

2. Yan Anlam: Bir kelimenin esas anlamı dışında başka anlamlar kazanmasıdır. Yani bir kelime gerçek anlamdaki benzer özelliklerden yola çıkarak başka bir nesnenin veya kavramın özelliğini anlatmasına yan anlam denir. Örneğin; “Uçağın kanatlarından birisi arızalanmış” cümlesinde kanat kelimesi kuşlara ait bir özellik olmasına rağmen uçağın da uçan bir nesne olma benzerliğinden dolayı kanat kelimesi yan anlam olarak uçağın bir kısmını da karşılar duruma geçmiştir.

  • Her gün bir diş sarımsak yiyordu. (Cümlede geçen diş kelimesi insana ait bir özelliktir. Fakat burada diş kelimesi sarımsağın parçalarının dişe benzerliğini göstermek için kullanılmıştır. Dolayısıyla diş kelimesi yan anlamda kullanılmıştır. )
  • Bu işte piştikten sonra ayrılıp başka bir iş kuracakmış. ( Cümlesinde geçen pişmek kelimesinin gerçek anlamı sıcaklığın tesiriyle bir nesnenin ısınmasıdır. Fakat cümlede olgunlaşma anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla pişmek kelimesi bu cümlede yan anlamda kullanılmıştır. )
  • Hafif maddeler suyun yüzüne çıkar. ( Cümlesinde geçen yüz insana ait bir özelliktir. Fakat burada bir şeyin üst kısmı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla bu cümlede yüz kelimesi yan anlamda kullanılmıştır.)

3. Mecaz Anlam: Bir kelimenin gerçek anlamının tamamen dışında kullanılmasıdır. Mecazi anlam yan anlamdan farklıdır. Yan anlam bir kelimenin benzer özelliklerden dolayı başka bir nesneyi karşılamasıdır. Mecazi anlam ise aralarında benzer bir özellik olmayan bir kelimenin başka bir nesneyi veya kavramı karşılar duruma geçmesidir.Örneğin kanat kelimesi;

-    “Kuşun kanadını kırmışlar.” cümlesinde kanat kelimesi uçan bir kuşun organı olduğu için gerçek anlamında kullanılmıştır.

-    “Uçağın kanatları arızalanmış” cümlesinde kanat kelimesi uçağın uçma özelliğinden dolayı kuşa benzetilerek uçma uzvu olarak kullanılmıştır. Dolayısıyla yan anlamda kullanılmıştır.

-    “Sanatçılar devletin kanatları altında değerli eserler verebilir.” Cümlesinde kanat kelimesi uçmak fiili ile hiç ilgisi yoktur. Tamamen koruma, kollama anlamı taşımaktadır. Dolayısıyla burada kanat kelimesi mecazi anlamda kullanılmıştır.

  • Bu elbise seni hiç açmamış. ( Bu cümlede açmak fiilinin gerçek anlamı bir nesneyi kapalı durumdan açık duruma getirmektir. Fakat cümlede bu anlamla hiç ilgisi olmayan güzel göstermek anlamı vardır. Dolayısıyla bu cümlede açmak fiili mecazi anlamda kullanmıştır. )
  • Cesaretinin kırılmasına sen sebep oldun. ( Bu cümlede kırılmak kelimesinin gerçek anlamı bir nesnenin parçalanmasıdır. Fakat bu cümlede bu anlamla hiç ilgisi olmayan azalmak, kaybetmek anlamı vardır. Dolayısıyla bu cümlede kırılmak kelimesi mecazi anlamda kullanılmıştır.)
  • Bu boş sözlerden bıkmıştı. ( Cümledeki boş kelimesinin gerçek anlamı dolu kelimesinin karşıtıdır. Oysa bu cümlede gerçek anlamla hiç ilgisi olmayan değersiz ve asılsız anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla bu cümlede boş kelimesi mecazi anlamda kullanılmıştır. )

4. Terim Anlam: Bir bilim ya da sanat alanlarıyla ilgili özel anlamlar taşıyan kelimelere terim anlamlı kelime denir. Örneğin; “Sağ kanat oyuncusu sakatlandı.” Cümlesinde kanat kelimesi uçan bir varlığa ait bir özelliği bildiren kelime olmasına rağmen bu cümlede spor ile ilgili bir terim olarak kullanılmıştır.

  • Yüklemin bildirdiği işten etkilenen öğeye nesne denir. ( Bu cümlede geçen nesne kelimesinin gerçek anlamı ağırlığı, hacmi ve rengi olan bir varlık anlamındadır. Oysa bu cümlede dil ile ilgili bir terim olarak kullanılmıştır. )
  • Türkiye’deki boğazlar önemli su yollarıdır. ( Bu cümledeki boğaz kelimesinin gerçek anlamı canlıların yiyecekleri midesine indirdiği bir organ anlamındadır.Oysa bu cümlede boğaz kelimesi coğrafi bir terim olarak kullanılmıştır.)

5. Deyim Anlam: En az iki kelimenin gerçek anlamlarının dışında farlı bir anlamı ifade edecek şekilde kalıplaşmasına deyim denir. Deyimi meydana getiren kelimelerden en az birisi mecazi manada kullanılmıştır. Deyimleri oluşturan kelimelerin yerleri değiştirilemez. Örneğin; “Aldığı her işi yüzüne gözüne bulaştırırdı.” Cümlesinde yüzüne gözüne bulaştırmak kelime öbeği bir işi becerememek anlamına gelir. Oysal kelimelerin gerçek anlamları farklıdır.

  • Her zaman burnunun dikine giderdi. ( Bu cümlede burnunun dikine gitmek ifadesindeki kelimeler deyim manasıyla kullanılmıştır. Oysa bu deyimdeki kelimelerin gerçek anlamları burun bir organ adı, gitmek ise bir yerden bir yere ulaşmaktır)
  • Oğlunun zayıf aldığını duyunca küplere bindi. ( Bu cümlede küplere binmek ifadesi kızmak anlamında kullanılmıştır. Oysa deyimdeki kelimelerin gerçek manaları küp bir kap; binmek fiili ise bir nesnenin üstünde durmaktır.)

Not: Bazı deyimlerde kullanılan kelimeler gerçek manaları veya yakın manalarıyla kullanılabilir. Örneğin; “İçeri girer girmez ortalığa bir göz gezdirdi” cümlesindeki göz gezdirmek deyimi kelimelerin gerçek manalarıyla kullanılmıştır. Göz gezdirmek ayrıntılara inmede sadece bakmak anlamı taşır. Kelimelerin gerçek manaları da aynı paraleldedir.

6. Karşıt Anlam: Birbirine zıt olan kavramları karşılayan kelimelerdir. Örneğin; “Hayatımda güldüğüm günler de ağladığım günler de oldu” cümlesinde ağlamak ve gülmek karşıt anlamlıdırlar.

  • Soğuk günlerde gömlekle dolaşırken sıcak günlerde abayla dolaşır. ( Cümledeki sıcak ve soğuk kelimeleri zıt anlamlıdır.)
  • Hayatımda tembellik yapmayarak hep çalıştım. ( Cümlesinde çalışmak ve tembel kelimeleri zıt anlamlıdır)

7. Eş Anlam: Bir varlık birden fazla kelimeyle karşılanıyorsa bu kelimeler eş anlamlı kelimelerdir. Eş anlamlılık kelimeler sadece gerçek anlamda kullanıldıklarında geçerlidir. Örnek; “Kundurasının ucu yırtılmış” cümlesinde kundura kelimesinin yerine ayakkabı kelimesini kullanabiliriz. Fakat “Onun sağlam bir ayakkabı olmadığını herkes bilir” cümlesinde ayakkabı gerçek anlamının dışında kullanıldığı için kundura kelimesini bu kelimenin yerine koyamayız.

  • “Hazır araba ile gidiyorken bu paketi de götürüversin” cümlesindeki hazır kelimesi ile “ Hazır gelmişken öteki musluklara da bakıver” cümlesindeki hazır kelimesi eş anlamda kullanılmıştır. Fakat “Hazır olunca haber ver, birlikte çıkalım” cümlesindeki hazır kelimesi başka anlamda kullanıldığı için diğer cümlelerdeki hazır kelimesi ile eş anlamda değildir. “Hazır elbise diye tutturdu” cümlesindeki hazır kelimesi de diğer cümlelerde geçen hazır kelimesi ile eş anlamlı değildir.
  • “Bu tencerenin bakırı çıkmış, kalaylanması gerekir” cümlesindeki çıkmış fiili ile “Bugünlerde çok zayıfladı, adeta kemikleri çıktı” cümlesindeki çıkmak fiili aynı anlamda kullanılmıştır. Dolayısıyla bu cümlelerde çıkmak fiili eş anlamlı olarak kullanılmıştır.
  • “Kimileri sanatın boş bir iş olduğunu iddia ederler” cümlesindeki boş kelimesi yerine yararsız kelimesini koyabiliriz. Bu iki kelime eş anlamlı kelime olur.

8. Eş Sesli Kelimeler: Yazılışları aynı fakat anlamları farklı olan kelimelere eş sesli kelimeler denir. “Çayın alt tarafı yüzmeye müsaitti” cümlesindeki çay kelimesi ırmak anlamında kullanılmışken “ Çayın altını kapat” cümlesindeki çay kelimesi içecek manasındadır. Dolayısıyla yazılışları aynı olan fakat anlamları farklı olan çay kelimesi eş sesli kemedir.

  • “Yaş otuzu buldu” cümlesindeki yaş kelimesi ile “Yaş ağaçları kesmemeliyiz” cümlesindeki yaş kelimesinin yazılışları aynı olmasına rağmen farklı anlamlardadır. Dolayısıyla yaş kelimesi eş sesli kelimedir.
  • “Memlekette gözün alabildiği kadar başları vardı.” Cümlesindeki bağ kelimesi ile “ Atını kapının önüne bağladı” cümlesindeki bağ kelimesi yazılışları aynı olmasına karşın farklı anlamlardadır. Dolayısıyla bağ kelimesi eş sesli kelimedir.

9. Dolaylı Anlam: Bir varlığın adının kullanılması yerine onun bir özelliğinin ifade eden birkaç kelime ile anlatılmasına dolaylı anlatım denir.Örneğin; “ Bu roman aynı adla beyaz perdeye aktarılacak” cümlesindeki beyaz perdeyle aslında sinema anlatılmak istenmiştir.

  • “Milli şairimiz bu yıl da mezarı başında anılacak” cümlesinde milli şairden kasıt Mehmet Akif Ersoy’dur. Dolayısıyla milli şair ifadesi dolaylı anlatımdır.
  • “Yavru vatana yapılan ihracatta önemli artışlar oldu” cümlesinde yavru vatan ifadesi ile Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kastedilmiştir.
  • “Ormanların kralı şimdi bir kafeste tutsak hayatı yaşıyor” cümlesinde ormanların kralı ifadesiyle anlatılmak istenen aslandır.
  • “Büyük önder Anadolu’da yeni bir devlet yarattı” cümlesindeki büyük önder kelimesiyle Atatürk anlatılmak istenmektedir.

10. Genel Anlam: Bir kelimenin alt guruptaki bir çok nesneyi veya varlığı karşılamasına genel anlamlı keleme denir. Örneğin “Dünyada bir çok canlı yaşar” cümlesindeki canlı kelimesi insanları, hayvanları, bitkileri, böcekleri yani kısacası hayatsal faaliyetleri yürüten her varlığı kapsamaktadır. Dolayısıyla canlı kelimesi genel bir ifadedir. Canlının üst gurubu olan varlık canlı kelimesine göre geneldir. Çünkü varlık kelimesinin anlamına canlı ve cansız her şey girer. Aynı şekilde insan kelimesi canlı kelimesine göre bir alt gurubu oluşturur.

11. Özel Anlam: Bir kelimenin tek bir varlığı veya nesneyi karşılamasıdır. Bu tür kelimeler kendisinden başka bir nesneyi veya varlığı karşılarsa özel anlam olmaktan çıkar. Örneğin; “Ahmet bugün okula gelmemiş” cümlesinde Ahmet kelimesi özeldir. Çünkü Ahmet başka bir alt gurubu karşılamaz. Ahmet kelimesinin üst genel anlamı insan; insan kelimesinin üst genel anlamı canlıdır.

12 Nitel Anlam: Ölçülemeyen bir özelliğin ifade edildiği kelimelerdir. Örneğin; “Bu yemek çok lezzetli olmuş” cümlesinde lezzet kelimesini ölçemeyiz. Bu yüzden lezzet kelimesi nitel anlam taşır. Aynı şekilde “Bugün daha da güzel görünüyorsun”  cümlesinde güzel kelimesi ölçülemeyen bir değer olduğu için yani geçerliği ve doğruluğu kişiden kişiye değişen bir değer olduğu için nitel anlam taşır.

13. Nicel Anlam: Ölçülebilen bir özelliği ifade eden kelimelerdir. Örneği; “Bugün bir tabak yemek yedim” cümlesindeki tabak ölçülebilen bir kavram olduğu için nicelik anlamı taşımaktadır. Aynı şekilde “Bu paket diğerinden daha hafif” cümlesindeki hafif kelimesi ölçülebilen bir değer olduğu için yanı ispatlanabilir bir değer olduğu için nicel anlam taşımaktadır.

14. Soyut Anlam: Beş duyu organımızla algılayamadığımız fakat var olduğuna inandığımız varlıkları veya kavramları ifade eden kelimelerdir. Öreğin; “Hayaller gönlümüzün ve aklımızın ürünüdür” cümlesindeki hayal, görül ve akıl kavramları duyu organlarımızla algılayamadığımız kavramlardır. Dolayısıyla bu kelimelerin bildirdiği anlam soyuttur.

15. Somut Anlam: Beş duyu organımızla algıladığımız varlıkları veya kavramları ifade eden kelimelerdir. Örneğin; “Bahçe duvarının rengi maviydi” cümlesindeki bahçe, duvar, mavi kelimeleri görme duyusuna hitap ettiği için somuttur.

16. Güzel Adlandırma: İnsanlarda korku yaratan bazı kavramların veya varlıkların güzel çağrışım yapabilecek kelimelerle ifade edilmesidir. Örneğin; “Sonunda onu da son yolculuğuna uğurladık” cümlesinde son yolculuktan kasıt ölümdür. Fakat ölüm kelimesinin insanlar üzerindeki kötü etkisi nedeniyle daha hoş çağrışımlar yapan son yolculuk ifadesi kullanılmıştır. Aynı şekilde “Komşunun kızı ince hastalığa yakalanmış” cümlesindeki ince hastalıktan kasıt verem hastalığıdır.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !